Günün Sözü Erdem, bir
kötülüğü yapmamak değil, işlenmiş kötülükleri
bağışlamaktır. Cicero
Tarihte Bugün Takvimler 29 aralık tarihini gösterdiği zaman...
1924
yılında, Bahriye Vekaleti Teşkili Hakkında Kanun, kabul
edildi.
|
 |
 |
 |
| Irak üçe
değil, ikiye bölünsün
Irak'ın üçe ayrılması komşu devletlerle sorun çıkarır
ve Sünnileri iyice radikalleştirir. Ülkenin bir Şii devletiyle, bir
Sünni-Kürt devleti arasında bölünmesiyse, hem Türkiye'nin muhtemel
müdahalesinin önüne geçer, hem de Sünnilerin petrol gelirinden
yararlanmasını sağlar
29/12/2006 (1696 kişi okudu)
David Apgar (Arşivi) Irak
konusunda ortalık yeni fikirden geçilmiyor. Sorun bu fikirleri
değerlendirmek için Iraklıların çok az fırsata sahip olması. Oysa
Irak'taki askeri vaziyet öylesine çığrından çıktı ki, çözüm için
neredeyse tümüyle siyasi deneylere başvurulması gerekiyor.
Pentagon'daki kıdemli generallerin Irak için tek çözümün askeri
değil siyasi olduğunu söylerken belirtmek istedikleri de bu.
İran ve Suriye'yle doğrudan görüşmelere başlamaktan başka
tartışılan tek siyasi seçenek Irak'ın etnik temelde üçe bölünmesi.
Ancak bu yaklaşım da sorunlu. Zira Irak'ın kuzeyindeki Kerkük'te
bulunan geniş petrol sahasını kimin elde edeceğine bağlı olarak ya
Kürtler ya da Sünniler petrol gelirlerinden mahrum kalacak. Türkiye
de bir noktada muhtemelen Kürt devletini işgal etmek zorunda
hissedecektir, çünkü kendi Kürt isyancıları da bir noktada
muhtemelen askeri tepkileri kışkırtacak, Irak'ın Kürt bölgesini
sığınak olarak kullanmaya kalkacaktır.
Üçe bölünmeyi
destekleyen yok Irak'ın güneyindeki büyük ölçüde
tarımla uğraşan gelenekçi Şii çoğunluğun, doğu Bağdat'ın
varoşlarında yaşayan öfkeli ve yoksul Mukteda el Sadr takipçisi
şehirlilerle karşı karşıya gelmesi sonucu, Şii devleti de pekâlâ
istikrarsız olabilir. Şiiler arası bir iç savaşın işaretleri Basra
dışındaki çarpışmayla şimdiden görülüyor. Ayrıca, Irak'ın üçe
bölünmesi sadece Türkiye'yi değil tüm komşuları rahatsız eder. Suudi
Arabistan, Sadr'ın Mehdi Ordusu gibi popülist hareketlerini de
barındıran bir Şii devletinin sınırlarındaki varlığından tedirgin
olacaktır. Aynı şekilde lider kadrosu Saddam'ın İran'a karşı açtığı
savaşı 10 yıl sürdürmesine yardım edenlerden meydan gelen bir Sünni
devletinin, sınırlarının yakınında kurulması Tahran'ı rahatsız eder.
Şaşırtıcı biçimde, kimse Irak'ın ikiye bölünmesinden
bahsetmiyor. Yüzeysel bakıldığında bu fikir pek de parlak
görünmüyor. Irak'ın ikiye bölünen parçalarından biri etnik açıdan
karışık olmak zorunda kalacak; bu da etnik türdeşliğin sağlayacağı
barışı getirmeyecektir. Üstelik dünyanın en az istikrarlı bu
bölgesinde yeni egemenler yaratmanın yol açacağı tüm çözümsüz
mevzular dikkate alındığında iki yeni devletin kurulması potansiyel
açıdan sorunlu görünüyor. Yine de bu fikir daha yakından göz
atılmayı hak ediyor. ABD bugüne kadar pek çok askeri seçenek denedi.
En sonuncusu Bağdat'a tekrar asker yığmaktı. Ancak Iraklı
liderlere geniş siyasi seçenekler önermedi. Askeri çabalarında
felakete uğramaktan kaçınmak için deneme-yanılma yöntemini
kullanmaya çalışan ABD'nin bu kez siyasi çabalarında da aynı tutumu
benimsemesinin zamanı geldi. Böylesi bir önerinin ancak insanları
daha iyi seçenekler hakkında düşünmeye sevk ettiği ölçüde faydalı
olduğunun bilinciyle, Irak için iki devletli çözümün çerçevesini
şöyle sunabiliriz. Yeni sınır kabaca Bağdat Havaalanı'ndan
geçerek güneybatı-kuzeydoğu yönünde uzanır. Bu durumda kuzeybatıda
kalan devlet, ki bunu sırf bir isim telaffuz etmek için Yeni Babil
diye adlandıralım, 5 milyon Kürt ve yaklaşık 5 milyon Sünni'yi
içerecektir. Bu devlet, tüm Bağdat'a ve şehrin hem içinde hem
varoşlarında yaşayan 2-3 milyon Şii'ye hükmedecektir. Ayrıca
kuzeydeki tüm petrol yataklarını kapsayacaktır. Buna karşılık
güneydoğudaki devlet tamamen Şiilerden oluşur; kırsal kesimdeki ve
Basra'daki tüm Şiilere hükmeder, Şiiliğin tüm önemli kutsal
mekanlarını içerir. Doğal olarak güneydeki petrol sahalarını da
kapsar. Ancak havaalanına bağlantı için getirilecek istisna dışında
Bağdat şehir sınırları üzerinde hükmü olmaz. Güneydoğu'daki bu
devlete de şimdilik Sistanistan diyelim. Tabii ki, saygıdeğer Şii
din adamı Sistani hiçbir şekilde herhangi bir devlette siyasi rol
almaya tenezzül etmeyecektir, ama biz yine de bahsettiğimiz devlette
kimlerin etkisinin baskın olacağı konusunda açık davranabiliriz.
Irak'taki Şii topluluğunun en gelenekçi unsurlarını bir araya
getiren ve en az muhafazakâr kısmını oluşturan Bağdatlı Şiileri
dışarıda bırakan Sistanistan gibi bir ülkenin şeriat hukukunun
sulandırılmış bir tarzını uygulamasını beklemek mantıklı olur. Bu
devlet İran'la dostça ilişkiler kuracak, petrol sayesinde çok
zenginleşecek ve en önemli Şii kutsal mekânlarının bekçiliğini
yapacaktır.
'Yeni Babil'
ticaret merkezi olur Diğer yandan heterojen
yapıya sahip, Bağdat merkezli Yeni Babil devleti muhtemelen tarım ve
rafineri sektörlerini sanayileştirmeye, Ortadoğu'nun ticaret
merkezine dönüşmeye odaklanır. Böylesi bir taksimin gerekçeleri
aslında beklentilerden öte, Irak'taki tüm büyük grupların meram ve
korkularına seslenmekle ilgili. Çerçeveyi tersyüz edelim ve iki
devletli çözüm Irak'taki tüm büyük cemaatlerin ihtiyaçlarına nasıl
yanıt verecek diye soralım. Öncelikle dört grubu belirleyelim;
güneyli Şiiler, Sünniler, Kürtler ve genellikle Sadr ile
ilişkilendirilen şehirli Şiiler. Muhtemelen Irak'taki en
gelenekçi grubu belki de kutsal Şii şehirleri Necef ve Kerbela'ya
yakınlıklarından dolayı Bağdat'ın güneyi ve doğusundaki Şiiler
oluşturuyor. Saddam döneminde en fazla zorluk çekenler bu
insanlardı. Kendilerine ait homojen bir devlet onlara hükümetlerinin
iktidarını dini ve sivil hayatlarına uygun biçimlendirmek için geniş
alan sağlar. Ayrıca kuzeydeki daha az gelenekçi grupların herhangi
bir düşmanca koalisyonuna karşı da en büyük korumayı verecektir.
Iraklı Sünniler içinse kuzeyde bir devletin kurulması derhal iki
sorunu ortadan kaldırıyor. Saddam dönemindeki Sünni hâkimiyetine
karşı anlaşılabilir bir öfke duyan Şii toplumunun çoğunluğu
oluşturduğu Irak'ta yüzde 20'lik azınlık konumunda olmaktansa
Sünniler Yeni Babil'in yüzde 40'ını oluşturduklarını görecekler.
Buna mukabil olası bir üçlü taksimde Şii ve Kürt devletlerinde
kalacak petrol kaynaklarına erişim sorunu yerine, Sünni cemaati bu
kez Kuzey Irak'taki tüm petrol yataklarına doğrudan ortaklığın
sefasını sürecek. Iraklı Kürtler için de Yeni Babil iki büyük
sorunu giderecek. Tıpkı Sünniler gibi Kürtler de Kerkük civarındaki
petrol yataklarına doğrudan ortak olacak. Daha da önemlisiyse,
devletleri Türkiye'nin aşırı tehditlerinden büyük ölçüde kurtulacak.
Kürtler yeni devlette yüzde 40'lık çoğunluğu oluşturacak. Ancak geri
kalan yüzde 60'ın Arap olması hem Türkiye açısından sınırında
tamamen Kürt nüfuslu bir devlet kurulması tehlikesini giderecek hem
de diğer Arap devletlerinin siyasi desteğini getirecek.
Şiiler siyasi
müttefike dönüşür İki devletli çözümün ele
alınmasını gerektiren belki de en önemli neden Bağdat'taki kentli
Şiilerin ihtiyaçlarından ve hatta Sadr'ın kişisel arzularından
kaynaklanıyor. İki devletli taksimin Sadr kenti gibi yerlerin
sakinleri için olası en iyi kalkınma çözümünü sunduğu öne
sürülebilir. Buradaki Şiiler kuzeydeki devletin yüzde 20'sini
oluşturacak. Bağdatlı yoksulların kalkınmasına verdikleri öneme
bağlı olarak Kürt ve Sünni partilerinden hangisini
destekleyeceklerine karar verecek ve böylelikle Yeni Babil'de
belirleyici taraf konumuna gelecekler. Daha öncesinde Iraklı
Sünnilerin geçimini tehdit eden 15 milyonluk Şii toplumunun sık sık
saldırıya uğrayan ön cephesini oluşturmaktan kurtulacaklar.
Kuzeydeki devlette 2-3 milyonluk azınlık meydana getiren Şiiler
artık hem Kürtler hem de Sünniler için muhtemel siyasi müttefik
konumuna gelecek ve belki de Suriye'deki Şii azınlık gibi bir rol
oynayacaklar. Bugün asilerin onlara saldırmasına yol açan gerekçeler
ortadan kalkacak. Belki de tamamen Şii nüfusa sahip bir devletin
kendisini marjinalize edip, yoksul takipçilerini görmezden
gelmesinden korkan Sadr sık sık mezheplerüstü işbirliğine ilgi
gösterdi. Sadr ve halefleri pekâlâ isimlerinin kuzeydeki devletin
başkanlığı için üzerinde uzlaşılmış adaylar olarak telaffuz
edildiğini görebilir. Böylesi bir devlette Bağdatlı Şiilerin
ihtiyaçları pek de yanıtsız kalmaz. İki devletli çözümün
mükemmel olduğu iddia edilemez. Masaya dökülenlerin hepsi aşama
kaydetmek için en az olumsuz seçeneği saptamaya yönelik ve
Iraklılara bunlar hakkında ne düşündüklerini sormak için gündeme
getirildiler. Bu bağlamda iki devletli çözüm sıkı bir
değerlendirmeyi hak ediyor.
David Apgar: (Amerika
merkezli bağımsız internet sitesi, editör, 26 Aralık
2006)
|
Bu haber için puan
veren 2 üyemizin puan ortalamasını yanda görebilirsiniz. Puan verme
işleminden yalnızca üyelerimiz
faydalanabilir.
|
puan 1 |
Yorum sayfasındaki diğer haberler
|
 |
 |
 |
Sanal Alem'den...
ÖZLÜ SÖZ #88
"Başkalarına şaka yapmaktan
çok hoşlanıyorum. Bundan rahatsız olan kişiler var, biliyorum ama
insanların aşırı tepki göstermesine anlam veremiyorum. Arada sırada
eğlenmek ve gülmek gerekli. Neden insanlar eğlenmek için yapılan küçük
şakaları gözlerinde büy" Günaydın'ın Sorunlarınızı
Ozanser'le Paylaşın köşesine yazan okur, bunu neden sorun ettiğini yazsa
daha iyi olmaz mı?
Haber Arama
Site içinde aradığınız habere
ait anahtar kelimeleri aşağıya yazıp 'Ara' düğmesine basınız.
|